Yaşar Kemal ve İnce Memed
“Duvarın dibinde resmim aldılar, ak kâğıt üstünde tanıyın beni” demişti İnce Memed’in girişinde Yaşar Kemal. O; ovanın gür sesi, dağların hırçın anlatıcısıydı. Bir ağıdın yankısını da, bir yaprağın yere düşüşünü de ustalıkla anlatabilen büyük bir kalemdi. Denizleri dile getirdi; çaresiz kalan bir “eşkıyanın” öfkesini, isyanını en güçlü biçimde o anlattı. Ağrı Dağı’nın hikâyesini kimse onun kadar derinden kuramadı, Köroğlu’nu da onun kadar yeniden yazamadı.
Çocukluğumuzun dedesiydi o; öve öve bitiremediğimiz bir dünyanın sesi… Aklımızın bile ermediği yaşlarda en iyi yazarımızdı. Sonra lise yıllarında, göçüp gittiğini ve onu artık yalnızca “ak kâğıtlar” üzerinde okuyacağımızı duyduk. Yeni kitaplarını heyecanla bekleyeceğimiz, gazete köşelerindeki röportajlarını saklayacağımız hiç kimsemiz kalmamıştı. Dönüp dönüp okuyacağımız, okurken zamanı unuttuğumuz o yazar artık yoktu. 11 sene geçti ama yeri hiçbir zaman dolmadı.
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar

Who Is the Intellectual

Who is the intellectual? Actualy this question is a very difficult to…

Gurbetin Hazin Öyküsü / Zor Yıllar

Zor Yıllar, Sinan Öztürk’ün Kalkedon yayınlarından çıkan ikinci romanı. Kitapta yer alan özgeçmişinde şöyle…

Sessiz Çöküş

Dikkat: Bu yazı Umutsuzluk içerebilir! Zaman olur, göğsümüzün tam ortasında büyüyen bir…

Anahtar Konuştu’nun Yolculuğu

Hüseyin Çevik’in “Anahtar Konuştu” şiir kitabı 2020 yılında Klaros yayınları etiketiyle okuyucunun karşısına çıktı. Anahtar…